izole edin beni, fanusa koyup rafa kaldırın

Bir arkadaşım vaktiyle "Çalışmak insanın karakterini bozar" demişti.
Şu anda ofisteyim, keyifsizlikten ölüyorum. iş biriktikçe birikiyor. hepsini bir solukta yaptım bitirdim derken bir yığın daha geliyor. mesailer uzuyor. para gelmiyor. özel hayatlarımız, sosyal alanlarımız kırpılıyor da kırpılıyor. bazılarına göre sosyalleşmek, iş çıkışı ofis arkadaşlarıyla birlikte sinemaya gitmek, pazar sabahları kahvaltı için ofisten birinin evinde toplanmak olarak tanımlanıyor. haftanın neredeyse 7 günü birbirini gören bu insanlar doğal olarak birbirlerinden sıkılmaya başladıkça gerginlik artıyor, suratlar asılıyor, kimse birbiriyle konuşmak istemiyor. ama kimse bunun sebebinin sürekli olarak birbirleriyle vakit geçirmek olduğunun farkına varmıyor.

hayatımın son birkaç ayında, hiç olmadığım kadar huysuz, mutsuz, aksi, sıkılgan, enerjisiz düştüm.

hep diyorum. "pazar günlerini de ofis arkadaşlarıyla geçirmek nereden çıktı?" diye. dinleyen yok. sonra ofiste "naber" dediğinde cevap vermeyen, sürekli "bıktım bu ofiste" diye yakınıp duran, sonra da cumartesi akşamı ve pazar sabahı için birlikte plan yapan ofis insanları.

rabbim bana sabır ver.

2 yorum:

enes güler dedi ki...

evet evet, çalışmak insanın karakterini bozar, elke çok haklı.

aditia dedi ki...

Elke'ye selam ediyoruz burdan. Kendisini gün içinde birçok kez anıyorum. :)